koşuyolu rezonans

+90 216 545 45 55

Süper Oksijen, Yasal Doping Ozon
  1. Home
  2. Genel
  3. Süper Oksijen, Yasal Doping Ozon
Ozon Tedavisi

Süper Oksijen, Yasal Doping Ozon

Ozon Tedavisi

Yaşamın mümkün olmasını sağlayan oksijen, her canlı için vazgeçilmezdir. Dünyada ki yaşamı koruyan ve sürdürülebilir kılan ise ozondur.

Atmosferin üst katmanlarında yer alan üç oksijen atomundan oluşan oldukça unstabil(kararsız) bir gaz olan ozon (O3),  vücutta tedavi amaçlı olarak diğer tedavileri tamamlayıcı veya tek başına bir tedavi olarak uygulanır. Kendine has ve kötü bir kokusu vardır. Solunması akciğerlere zarar verebilmektedir.

Oksijen iyi bir oksitleyici madde olmasına karşın ozonun oksidasyon kabiliyeti oksijenden çok daha fazladır. Oksijen molekülünün (O2) kararlı haline karşın, ozon (O3), kararsız bir moleküldür.

Hastalıkların yanı sıra dezenfeksiyonda da kullanılmaktadır.  Ozonun temizleyici ve dezenfekte edici özelliği sebebiyle, içme sularının arıtılmasında ozon kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde sadece içme suları değil, atık sularımız da ozonla dezenfekte edilmektedir. Bunun yanısıra yağmur suyunun daha bereketli bir sulama suyu olmasının sebebi de içeriğindeki ozondur diyebiliriz.

Vücudumuz kendi kendini yenileme ve tamir etme potansiyelinde ki blokaj birçok kronik hastalığa sebep olmaktadır. Ozon gazı ile vücut uyarılmakta ve iyileşmeyi önleyici blokajların ortadan kalkması amaçlanmaktadır. Bu sayede vücudun kendi kendini iyileştirmesi sağlanmaktadır. Ozon ile vücudumuz aslında akut bir oksijen zehirlenmesine maruz bırakılarak, vücudun bu zehirlenmeye tepkisel olarak antioksidan üretimi tetiklenmektedir. Böyle ozonterapi sonrası, antioksidan kapasitesinin arttırılması hedeflenir, bağışıklık sistemi dengeye kavuşarak enfeksiyoz hastalıklarla savaşma gücünüzü artırabilir böylece hastalık etkeni patojen mikroorganizmalara karşı daha korunaklı ve güvende olabilirsiniz…

Ozonterapi ile bağışıklık sistemi dengelendiği ve beraberinde antioksidan kapasite arttırıldığı için günümüzde özellikle otoimmun hastalıklarda sıklıkla başvurulan bir tedavi yöntemi olmuştur.

Ozonterapinin önemi özellikle geçtiğimiz yıllarda gezegenimizin başına bela olan Covid-19 pandemisinde bir kez daha anlaşılmış olup, Covid 19 gibi virüslerin ön planda olduğu hastalıkların tedavisine yüz güldürücü sonuçlar verdiği birçok bilimsel makalede ele alınmıştır.

Ozon Tedavisi

Peki ozon terapi tıpta nasıl kullanılmaktadır? Uygulama yöntemleri nasıldır?

Ozon Terapi Uygulama Yöntemleri

Majör Otohemoterapi (MAHT)

Hastadan 50 ila 100 ml kan alınır ve bu kan vücut dışında ozon ile zenginleştirilir. Özel sistemler ile korunan kan hastaya alındığı damardan uygun hızda geri verilir. Ozon gazının kan ile teması vücut dışında gerçekleştirildiği için bu yöntem en düşük riskli uygulama yöntemidir.

 Minör otohemoterapi 

2-8 cc kanın enjektör içinde ozon gazı ile temas ettirilerek, ozonlanmış kanın intramüsküler (kas içine) yolla hastaya geri verilmesidir. Alerjik hastalıklarda ve genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmekte kullanılır. Böylece bağışıklık sistem aktivasyonu hedeflenir.

Bölgesel Enjeksiyonlar (Lokal Uygulamalar)

Sırt, bel, lokal ağrılı bölgeler olmak üzere vücudun her yerinde kullanılabilmektedir.

Eklem İçi Enjeksiyonlar

Ozon gazının enjektör yardımıyla alanında uzman doktorlar tarafından yavaşça eklem içine enjekte edilmesidir.

Eksternal Tedavi (Torbalama yöntemi)

Kapalı bir sistemde, özel ozona dayanıklı torbalar kullanılarak gerçekleştirilir. Açık yara tedavisinde, kollar, bacaklar ve ayaklar için kullanılır. Özellikle diyabetik ayak başta olmak üzere kanlanmanın zayıf olduğu ve buna bağlı olarak iyileşmenin çok geç veya imkânsız olduğu yaraların tedavisinde kullanılır. Tedavi edilmek istenen kısım önceden su ile nemlendirilir.

Ozon gazının vücut boşluklarına verilerek uygulanması (insüfliasyon):

Genellikle kulaklar, vajina ya da rektum yoluyla tercih edilir. Ozonterapi uygulama şekilleri içinde en az başvurulan yöntemdir..

 Ozon tedavisi nelere iyi gelir?

  • Kronik yorgunluk
  • Allerjik hastalıklarda
  • Otoimmun hastalıklarda
  • Bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda
  • Diyabet gibi dolaşımın bozuk olduğu hastalar
  • Uyku bozukluklarında
  • Baş dönmesi (Vertigo)
  • Romatizmal hastalıklarda
  • Fibromiyalji gibi kas ağrılarında.
  • Pankreasta insülin üreten hücrelerdeki hasarı onarır, diyabeti kontrol altına alır. Diyabete bağlı oluşan komplikasyonlarda yardımcı tedvi yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • Dirençli idrar yolu enfeksiyonları, bakteriyel ve mantara bağlı olarak gelişen vajinal enfeksiyonlar.
  • Astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıkları
  • Kronik enfeksiyonlar (Hepatit, Covid-19 ve HIV) tedavisinde
  • Antiaging bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ozonterapi’nin Faydaları

Ozon Tedavisi

  • Kan dolaşımını hızlandırır.
  • Multiple Skleroz, ankilozan spondilit, Lupus gibi immun yanıtın bozulduğu yaşam kalitesinini düşüren otoimmun hastalıklarda yaşam kalitesini arttırır.
  • Emziren annelerde süt kalitesini artırır.
  • Damarlara elastikiyet kazandırarak tansiyonu dengelemeye yardımcı olur
  • Metabolizmayı hızlandırarak yağ yakılmasını destekler.
  • Dokulardaki oksijenizasyonu arttırarak yara iyileşmesini hızlandırır.
  • Karaciğerde faz I ve faz II’yi destekleyerek toksinlerin atılmasını hızlandırarak vücutta detoks etkisi yaratır.
  • Hasarlı hücreleri onarır ve canlılığını yitirmiş olanları uzaklaştırarak yeni hücre oluşumunu destekler.
  • Hem erkek hem bayanlarda cinsel performansı arttırır.
  • Tüm hücreler oksijenden zengin kan ile beslenir ve böylece hücrelerin canlılığı korunmuş olur. Hücresel sağlığı koruyarak yaşlanmayı geciktirir.

Yan etkisi var mı ?

Belirgin bir yan etki yoktur.

Yanlış uygulama tekniği ve hatalı doz seçimine bağlı nadiren geçici tansiyon düşüklüğü yaşanabilir.

 

Ozon tedavisi kimlere uygulanmaz?

  • Favizm hastalığı olan kişilere (baklaya karşı alerjiniz varsa sizde glikoz-6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliğine bağlı olarak gelişen Favizm tablosu vardır, ve bu durumda ozonterapi maalesef yapılamaz, daha önce bakla yemeyen hastalarda tedavi öncesi mutlaka enzim eksikliği olup olmadığı araştırılmalıdır.)
  • İleri düzey lösemi hastalarında
  • Malign Hipertansiyonda
  • Tiroitleri çok çalışan hastalar yani hiperitroidi olan veya tiroid fırtınası olarak adlandırdığımız durumlarda (T3, T4 ve TSH yüksekse)
  • Ağır Trombositopenilerde
  • Yeni kalp krizi geçirmiş kişilere

 

 

Elif Büşra Gül

Bu gönderiyi paylaş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

Randevu Oluşturun

Son Yazılar

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

error: İçerik Koruması