+90 216 545 45 55

Alkali Diyet Nedir? Nasıl Yapılır?
  1. Home
  2. Koşuyolu Rezonans
  3. Alkali Diyet Nedir? Nasıl Yapılır?
alkali diyet

Alkali Diyet Nedir? Nasıl Yapılır?

Alkali beslenme adıyla da anılan alkali diyet temel olarak alkali yönden zengin gıdaların tüketilmesi ile ön plana çıkıyor. PH dengesini koruyan bu besinlerin gün içindeki tüketimi ile vücut direnci yükseliyor, bunun üstüne bir de kilo veriliyor.

Alkali Diyet Nedir?

alkali diyet

Alkali beslenme veya diyet, yukarıda da bahsettiğimiz üzere alkali bakımdan zengin gıdaların tüketimini amaçlayan bir beslenme düzenidir. PH değeri, vücutta bulunan alkali seviyesine göre değişkenlik gösterir. Buna göre bu oran, 0 ila 14 arasındadır. Genel manada asidik maddeler 0-7 arası bir pH değerine sahipken alkali diyetle beraber vücuda giren alkali maddelerin pH değeri 7-14 arası değişir.

Alkali yönden zengin besinlerin sayısı bir hayli fazladır. Buna karşın alkalik bakımdan zengin olmayan besinlerin sayısı da az değildir. Alkali beslenme modeli ile sağlıklı şekilde beslenip kilo verebilirsiniz. Fakat şunu unutmamanız gerekir ki alkali beslenmede asıl amaç asla kilo vermek değildir. Kilo vermek, bu beslenme düzeni için sadece yan bir artıdır. Amaç, vücut sağlığını korumaktır.

Alkali Yiyecekler Nelerdir?

Alkali diyet veya beslenme şekli söz konusu olduğunda asidik besinler de bir yerde anılır. Asidik besinlerin sayısı alkalilere göre hayli fazladır. Gündelik hayatımızda yiyip içtiğimiz pek çok ürün, asidik özelliktedir. Asidik açıdan zengin olan maddeler, vücudun bağışıklık sistemini veya direncini pekâlâ sarsmaktadır. Aynı zamanda bu besinler, hızlı kilo alımının baş nedenlerinden biridir. Süt, yoğurt, beyaz et, kırmızı et, çeşitli meyveler, tam tahıllı ekmekler, kuruyemişler, alkol, kahve, meyve suları ve saymakta güçlük çekeceğimiz pek çok ürün asidik özellik göstermektir. Alkali diyetle birlikte bu besinlerin yerine alkali bakımından zengin besinler tüketilmeye başlanır. Besinler alkali içeriklerine göre çok, orta veya az şeklinde sınıflanır. O besinler ise aşağıdaki gibidir;

  • Alkali bakımından çok zengin besinler: Limon, greyfurt, avokado, Hindistan cevizi, badem sütü
  • Alkali bakımından orta derecede zengin besinler: Yumurta, lor peyniri, somon, kefir, keçi veya koyun sütünden yapılan ürünler, ham muz, siyah erik, kavun
  • Alkali bakımından az zengin besinler: Pirinç sütü, soya sütü, ton balığı, uskumru, hamsi, sardalya, çilek, böğürtlen, karpuz, armut, hurma

Yukarda bahsettiğimiz besinlerle alkali diyet listesi hazırlanmaktadır. Bu besinler tüketilmeden alkali beslenme şekli veya diyet asla amacına ulaşmaz. Sağlıklı bir yaşam tarzını vadeden bu besinleri düzenli olarak tükettiğinizde vücudunuzun pH değerini mükemmel şekilde korumuş olursunuz. Bu sayede hem kilo verip hem de vücut direncini bir üst seviyeye tırmandırırsınız.

Alkali Diyet Nasıl Uygulanır?

alkali diyet

Alkali beslenmenin hedef aldığı asıl düşünce, alkali açıdan zengin besinlerin tüketilmesi ve bununla beraber asidik besinlerin hayattan çıkarılması olmaktadır. Eğer alkali bir diyet şeklini hayatınıza sokmak istiyorsanız, bu besinleri öğünlerinizde sık sık yer vermelisiniz. Ancak bu şekilde alkali diyet hedefinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Bunun için ilk olarak kahvaltıdan başlamalısınız. Kahvaltınızı hazırlarken pH değerinizi dengede tutacak besinlere öncelik vermelisiniz. Örnek verirsek; kahvaltınızı yumurta ve lor peyniri ile yapabilirsiniz. Alkali açıdan zengin olan bu besinler ile güne başlayarak enerjinizi kısa sürede toparlarsınız.

Öğleni ise bir kâse çorba ve beraberinde balık ile geçirebilirsiniz. Bu uskumru, sardalya, hamsi veya ton balığı olabilir. Hangisini seçerseniz seçin, alkali yönden gün içinde sizleri tatmin edeceğinden emin olabilirsiniz. Yanına isterseniz çeşitli meyveleri de ekleyebilirsiniz. Akşama ise bir sebze yemeği yapabilirsiniz.

Eğer sebze yemekten hoşlanmam derseniz, ızgara hindiyi alkali diyet listenize yazabilirsiniz. Lakin tavsiyemiz gün içinde protein alımınızı dengenizde tutmanız olacaktır. Yumurta, balık ve ızgara hindi eti gün içinde sizlere ağır gelebilir. Bu bakımdan ıspanak veya brokoli gibi sebzelerin de tüketimine özen gösterirseniz daha hızlı sonuç alabilirsiniz.

Alkali Beslenmenin Sağlığa Etkileri Nelerdir?

İnsan vücudundaki pH, farklı bölgelerde değişik değerlere sahip olmaktadır. Midede yer alan pH’ın vücuttaki değeri 1,35 ile 3,5 arasında olmaktadır. Bu değer epey bir düşüktür. Lakin sindirime olan katkısını ve mikrobiyal organizmalara karşı görevini düşünürsek bu değer mide için son derece gerekli ve doğaldır. Mide veya diğer organlar için ideal pH değerinin korunması ise beslenme şekline bağlıdır. Alkali diyet sayesinde organlarımızın işlevlerine devam edebilmesine imkân veririz. Peki, bunun dışında alkali beslenme şekli bizlere ne gibi faydalar sağlar?

Alkali beslenme esas alınarak tüketilen besinler, kemik sağlığının korunmasına yardımcı olur. Bu besinler ile kemikler daha sağlam ve dirençli hale gelir. Aynı şekilde alkali yönden zengin besinlerin tüketilmesi kas erimesinin önüne geçer. Vücuttaki sodyum oranın dengesi sağlanır. Çeşitli kronik rahatsızlıkların oluşumu engellenir.

Alkali değeri yüksek olan besinlerin tüketimi, şeker hastalığının vücutta baş göstermesini engeller. Araştırmalar gösteriyor ki asidik gıdaların gün içinde alınması diyabet hastalığa davetiye çıkarıyor. Alkali diyet sayesinde tüketilen besinler ile diyabet de önleniyor. Bu besinlerin ileri safhadaki hastalıklara karşı korumacı olduğu da gözden kaçmıyor.

Alkali beslenme şeklinin veya diyetin sağlığa olan faydalarını sizler için anlattık. Lakin şunu da söylememiz gerekir ki bu beslenme şeklinin zararları da mevcuttur. Alkali beslenmede inek sütü veya süt ürünlerinin tüketimi sınırlıdır. Bu bakımdan insan sağlığı için gerekli olan kalsiyum ve fosfor gibi maddelerin alımı güçleşebilir.

Aynı şekilde bu beslenme şeklinin dezavantajlarından biri de protein alımındaki yetersizliktir. Protein eksikliği vücudun kas kütlesinin azalmasına neden olacaktır. Böyle bir sonuç elde etmemeniz için bizlerin tavsiyesi, alkali diyet listenize protein açısından zengin olan bazı besinleri de dahil etmeniz olacaktır. Bu sayede sağlığınızı daha iyi koruyacağınızdan emin olabilirsiniz.

Bu gönderiyi paylaş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

Randevu Oluşturun

Son Yazılar

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

error: İçerik Koruması