koşuyolu rezonans

+90 216 545 45 55

Alkol Bağımlılığı Nedir?
  1. Home
  2. Koşuyolu Rezonans
  3. Alkol Bağımlılığı Nedir?
alkol bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı Nedir?

Kompulsif alkol alımı olarak da bilinen alkol bağımlılığı; bir kontrol kaybı durumudur. Ancak sadece kontrol kaybı değil, devamında alkolün alınmaması durumunda duygusal durum bozukluğu olarak karşımıza çıkar. Kronik ve tekrarlayan bir bozukluk olan bu sorun, sigara gibi dünya üzerinde en fazla görülen bağımlılık çeşitlerinden biridir. Dolayısıyla tüm dünya sağlık yönetmeliklerinde öne sürülen ve mücadele edilmesi gereken bir sağlık koşuludur. Peki alkol bağımlılığı tam olarak nedir, belirtileri nelerdir ve nasıl mücadele edilmektedir? Merak edenler ve bu bağımlılıktan kurtulmak isteyenler için detayları sizin için derledik.

Alkol Bağımlılığı Nedir?

alkol bağımlılığıBağımlılık kelime anlamı olarak kullanılmasından veya yapılmasından zevk alınan maddeler ve hareketlerin artarak tekrarlanması olarak tanımlanır. Bu tanımdan yola çıkarak alkol bağımlılığı nedir sorusunun cevabı bireylerin aşırı düzeyde istikrarlı olarak alkol alma isteği olarak açıklanabilir. Özetle günlük olarak belli bir saat olmaksızın alkol içme isteği ve içilmediğinde ise yoksunluk belirtisi ortaya çıkmasını tanımlar. Bir bağımlılık türü olan bu yoksunluk durumunu yaşayan kişiler, alkol alamadıkları zamanda stresli olur ve kendilerini kötü hisseder.

Alkol kullanım bozukluğu (AUD) olumsuz sosyal, mesleki veya sağlık sonuçları doğuran bir durumdur. Buna rağmen kişinin alkol kullanımını engel olamama ya da kontrol edememesidir. Yani özetle kontrol etme yeteneğini kullanamama ile karakterize bir durumdur. Bunun yanında bir spektrum bozukluğudur. Kontrolsüzlük durumu şiddet olarak hafif, orta veya şiddetli olabilmektedir. Alkol bağımlılığı, alkolün kötüye kullanımı veya konuşma dilinde alkolizm olarak da adlandırılmaktadır.

Alkol bağımlılığı olan bireyler düzenli olarak alkol tüketmeye ihtiyaç duyar. Bu sorundan mustarip olan kişiler alkolü almadıkları zaman kendilerini kötü hisseder ve stres altına girerler. Yoksunluk belirtileri yaşarken saldırgan, sinirli, öfkeli, karamsar ve mutsuz olarak tanımlanan olumsuz duyguları yaşarlar. Tabi bu duygu durum bozuklukları kişiden kişiye değişir. Kimi bağımlı bu duyguların birini veya birkaçını yaşarken kimi daha fazlasına gösterir.

Alkol bağımlılığı tanımlanırken halk arasında yaygın olarak alkol sevmek ile karıştırılır. Fakat bu yanlış bir tanımlamadır. Çünkü alkolün belirli miktarlarda ara ara tüketilmesi bağımlılık olarak tanımlanamaz. Bir kişinin alkol almaktan hoşlanması, sevmesi ve zaman zaman tüketmesi alkol bağımlısı olduğu anlamına gelmez. Bu iki durumu birbirinden ayıran temel özellik bağımlıların çok fazla alkol tüketmesi, istikrarlı olması ve kontrollerini kaybetmesidir.

Beyin Neden Alkol İster?

alkol bağımlılığı

Alkolün beyni nasıl etkilediğine dair birçok tez ileri atılmaktadır. Bu fikirlerden en belirgin olanı alkolün beyni sakinleştirdiğidir. Fakat alkolün bu sakinleştirme özelliği dolaylı bir şekilde ortaya çıkmakta olup daha birçok farklı etkileri de mevcuttur. Bu etkiyi açıklamak gerekirse şu şekilde tanımlanır.  Alkol; beynin bütün duygu, davranış ve işlevlerini yönetmekte görevli olan nörotransmitter kimyasallarının seviyelerini değiştirir. Bunun yanında bilgi vermek gerekirse; nörotransmitterler vücudun bütün bölgelerine sinyallari aktaran kimyasal habercilerdir.

Alkol aldığınızda bu beyninizdeki hem inbitör nörotransmitterleri hem de uyarım nörotransmitterlerini etkilemektedir. Etkilenen bu nörotransmitterlere örnek vermek gerekirse; beyindeki enerji ve aktivite düzeylerini artırma kapasitesine sahip glutamattır.

Alkol aldığınızda glutamat salınımı bastırılırken beyin de biraz yavaşlar. Diğer etkilediği salınımlardan biri de GABA’dır. Bir İnhibitör nörotransmitteri olan GABA, beyni sakinleştiren ve enerji seviyesini düşüren bir kimyasaldır. Alkol GABA seviyesini artırarak bazı anestezi ilaçlarında olduğu gibi sedasyona yani uyuşukluk haline sebep olur. Bu yüzden alkol alan kişilerin bendodiazepin içeren ilaçlar almaması gerekir. Aksi takdirde kalp atışları hızlanır ve solunum seviyeleri hayati tehlike oluşturacak düzeyde etkilenmektedir.

Alkolün depresan etkileri yukarı belirttiğimiz şekilde ortaya çıkar. Alkol aldığınız zaman oluşan uyarım, nörotransmitter glutamat salınımınızı bastırır. Bunun yanında inhibitör nörotransmiter olan GABA’yı artırmaktadır. Beyindeki bu kimyasal değişimi sonucu olarak da hareketleriniz ve konuşmalarınız yavaşlar. İşte sarhoşluk denilen durum bu şekilde ortaya çıkar. Bununla birlikte tabi ki ne kadar çok içerseniz orantılı olarak sarhoşluk seviyeniz o kadar artar. Yalnız burada atlamamanız gereken bir durum vardır. Kişilerin alkolü tolere etme durumları farklıdır. Yani biri bir kadehte sarhoş olabilirken diğeri bir şişe içtiği halde sarhoş olmayabilir.

Alkol ve Dopamin Etkileri

alkol bağımlılığıBeynin alkolü istemesinin bir diğer nedeni de dopamin seviyelerini artırmasıdır. Dolayısıyla kişi alkol aldığı zaman uyarılır ve o an kendini harika hissetmektedir. Beynin fayda yani ödül merkezinde bulunan dopamin; tüm tatmin edici faaliyetlerden sonra salınan bir beyin kimyasalıdır. Sosyalleşme dahil kişinin haz aldığı durumlarda salınarak ona kendini mükemmel hissettirir. Mesela istediğiniz tatile gittiğinizde, en sevdiğiniz arkadaşınızla vakit geçirdiğinizde, işyerinizde büyük bir ikramiye aldığınızda bu kimyasal salgılanır ve mutlu olursunuz. Aynı alkol ve uyuşturucu alındığında olan etki de bu şekildedir.

Alkol bağımlılığı olan kişiler duygusal olarak üstesinden gelmesi zor olan durumlarda kendini iyi hissetmek için sürekli almak isterler. Dopamin seviyelerini sürekli sağlamak için daha fazla alkol alma eğilimine girerler. Fakat yukarıda da aktardığımız gibi alkol aldığınızda sadece kendinizi iyi hissettiren dopamin seviyeleri yükselmez. Kaygı hali veren beyin kimyasallarınızda değişir. Özetle alkol alımı kişiye o an kendini iyi hissettirdiği ve bu durumu devam ettirmek için beyin sürekli alkol almak ister. Dolayısıyla bağımlılık hali gelişir.

Alkol Bağımlılığının Belirtileri Nelerdir?

alkol bağımlılığıAlkol bağımlılığı olan kişilerin gösterdiği ortak belirtiler vardır. Her kişide değişebilen bu belirtilerin, bazı kişilerde tamamı ortaya çıkabileceği gibi bazılarında ise kendini birkaç tane ile gösterebilir. Bir kişinin bu belirtileri yaşaması kişinin genetiği, kişilik yapısı, tolere etme durumu, aldığı alkol miktarı ve bağımlılık süresi ile ilişkili olarak değişir. Ancak ortak ve yaygın olarak görülen alkol bağımlılığı belirtileri genelde şu şekilde sıralanabilir:

  • Bağımlılığı olan kişiler, alkolün fiziksel zararlarını bildiği halde almaya devam ederler.
  • Ruhsal açıdan içmemeleri gerektiğini bildiği halde dozu artırarak alkol alımını sürdürürler. Hatta öyle ki bu durum zehirlenmeye kadar giden yüksek oranlarda alkol alımı şeklinde olabilir.
  • Alkol alamadıkları dönemde öfke, mutsuzluk, kaygı, sinirlilik, umutsuzluk gibi yoksunluk belirtileri yaşarlar.
  • Alkol alma istek ve tutkuları yüksektir. Almadıkları zaman yoksunluk belirtilerini bastırmak için bile alkol alırlar.
  • Alkol almak harici başka uğraş, hobi ve işlerden zevk almazlar.
  • İçki kullanmak için iş, okul, aile, sevdikleri ve çevresindekiler karşı olan sorumluluklarını ihmal ederler.
  • Alkol bağımlısı olduklarını bilirler ve kendilerini izole ederek yalnızlaştırırlar.
  • Bir önce içtikleri miktarlar sürekli yetersiz gelmeye başlar ve miktarı artırırlar.
  • Alkol almak için maddi kayıplar yaşarlar. Bu zararlarını bildikleri halde kendilerine hâkim olamaz ve içmeye devam ederler.
  • Alkol kullanımını bıraksalar bile başarısız olurlar. Bu süreç yeniden içmeye başlama ile sonlanır. Bu bir kısır döngüye girer.
  • Genelde alkol bağımlısı olduğunu kabul etmezler. Bu bağımlılıktan kurtulmak için aileleri veya sevdikleri tarafından yapılan baskı ile bırakmak isterler. Ancak kendileri tam olarak bırakmak istemedikleri için aldıkları alkol miktarlarını saklarlar. Bu yüzden muayene anında belirtileri göstermeyebilirler.
  • Bağımlı olan kişilerin diğer psiko-aktif maddeleri kullanımı görülme riski yüksektir.

Dünyanın en yaygın kullanılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu maddeleri kafein, nikotin ve alkoldür. Özellikle alkol ve nikotinin yaygın olarak kullanılması kişilerin bağımlılık tanımlaması yapmasında caydırıcı bir etki yapar. Çünkü herkesin veya çoğunluğun kullandığını meşrulaştırma gibi bir durum gelişir. Ancak kişinin kontrolünü yapamadığı her maddenin kullanımı bağımlılıktır. Sonuçları hem kendisine hem sevdiklerine hem de sosyal çevresine yansır.

Alkol Kişiliği Değiştirir mi?

alkol bağımlılığı“Alkol kişiliği değiştirir mi” sorusu merak edilen konular arasında yer alır. Bunun nedeni alkol alan kişilerin normal kişilik yapılarına farklı davranışlar sergilemeleridir. Herhangi miktarda alkol alımı; kişinin hissetme, hareket ve düşünme şeklini değiştirebilir. Kişi ilk defa kullanıyorsa ve alışkın değilse görülen etkileri daha fark edilebilir düzeyde olabilir. Bunun yanında uzun süreli çok fazla miktarlarda kullanılan alkol, uzun vadede öncelikleri ve ilişkileri etkileme potansiyeline sahiptir.

Alkolün kişilik değişimi üzerindeki etkileri tanımlanırken tek başına alkol bu şekilde bir değişime neden olur diyemeyiz. Fakat alkol bağımlılığı olan kişiler karşısındaki kişilere olduğundan farklı bir kişilik sergileyebilir. Normal şartlarda bir bireyin kişiliği yıllar içinde yaşanan azar azar değişimlerle tutarlı ve istikrarlı bir çizgiyle oturur. Uzmanlar tarafından kişilik beş farklı özellik üzerinde ölçülür. Bunlar;

  • Duygusal istikrar,
  • Açıklık,
  • Vicdanlılık,
  • Uyumluluk,
  • Dışa dönüklük şeklindedir.

Yapılan araştırmalara göre alkol ile kişilik özellikleri arasında güçlü bir bağ vardır. Belirli kişilik özelliklerine sahip bireylerin alkol bağımlısı olma riski daha yüksektir. Mesela çok duygusal, az uyumlu ve dışa dönük kişilerin daha fazla içme eğilimi vardır. Bu kişilerin içtikleri takdirdeki sonuçları da daha olumsuz düzeydedir. Çünkü alkol aldıklarında sarhoşluk durumu bu duyguları ve kişilik özelliklerini daha üst safhalara taşır. Yani duygularını abartılı hale getirir. Özetle içmeden önce istikrarlı ve vicdanlı bir kişiliğe sahip olan biri alkol alınca farklı bir görünüme bürünebilir.Alkol aldığımızda kişiliğimizde yaşadığımız bu değişimlerin nedeni, içindeki maddelerin beyinde yaptığı değişikliklerdir. Ağır ve kronik olarak alkol aldığınızda şu metabolizmalar üzerinde değişimler yaşanır:

  • Bilişsel düşüş
  • Kardiyavasküler sorunlar
  • Metabolik işlev bozukları
  • Gastrointestinal sorunlar

Yaşanan bu sorunlar ise kişilik değişim riskini yükseltir. Ancak bu tam anlamıyla bireyin kişilik özelliklerine, alkolü tolere etme özelliğine, aldığı miktar ve süreye göre değişir. Bunun yanında yaşanan bu değişimler alkol bırakıldığında eski yani oturmuş kişilik özelliklerine geri döner. Yani abartılan durumlar ortadan kalkar. Fakat eğer kişi ileri yaştaysa alkolü bıraksa bile abartılı bu kişilik özellikleri kalıcı olabilir. Dolayısıyla alkol kullanımından dolayı yaşanan fiziksel değişimlerin eski haline dönmesi; kişinin yaşı, orijinal kişisel özelliklerine bağlı olarak değişir. Bunun yanında alkol bağımlılığı olan bir birey ne kadar kısa sürede alkolü bırakırsa, yaşanan kişilik değişimleri o kadar kısa sürede geri dönebilir.

Alkol ve Zihinsel Uyarımları

Alkol kullanımının kişilik üzerindeki değişimine etkilerinden biri de zihinsel uyarımlardır. Yapılan araştırmalarda antisosyal kişilik bozukluğu ve alkol kullanımı arasında güçlü bir bağ olduğu bulunmuştur. Yalnız yukarıda aktardığımız durumlar da dahil, “alkol tam anlamıyla kişiliği değiştiriyor” tarzında bir sonuca varamayız. Çünkü kişilik özellikleri, bağımlılık süreci gibi birçok koşul belirleyicidir. O yüzden bir genelleme yapamayız.

Özet olarak alkol kullanımı fiziksel ve psikolojik etkileri ile sizin hissetme, hareket etme ve düşünme durumlarınızı değiştirebilmektedir. Uzun ve kronik kullanımlarda fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde kalıcı zararlar verir. Dolayısıyla istenmeyen özellikleri gün yüzüne çıkarabilmektedir. Karşınızdaki kişiler sizin olumsuz farklı yönlerinizi görür. Bu durum ise çok uzun sürede kalıcı bir hal alabilir.

Alkol Bağımlılığı Ne Zaman Biter?

alkol bağımlılığıAlkol bağımlılığından kurtulma sürecindeki başarı kişisel olarak değişiklik gösterir. Çünkü iyileşme süreci ve semptomların şiddeti pek çok faktöre bağlıdır. Bağımlılıktan tam olarak kurtulma durumu ise kronik bir hastalıkla aynıdır. Yani tam olarak iyileşmez. Bu yüzden bu sürece değişim, iyileşme veya düzelme demek daha doğru olur. Bağımlılıktan kurtulma esnasında yaşanan değişimler alkol alma isteğine karşı koymaktan kaynaklanmaktadır. Bu durum stres gibi olumsuz duygularla baş etme becerisini geliştirme sürecidir. Aynı zamanda düzenli hayata adaptasyon dönemidir.

Yaşanan bu geçiş döneminde bağımlılık yaşayan kişilerin alkol kullanmayacak duruma gelmeleri hedeflenmektedir. Ara ara isteğin alevlenmesi ve tekrar alkol alınması ise beklenen bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Alkol bağımlılığından normal hayata geçiş döneminde süre ve şiddet ise kişiden kişiye değişir. Ancak bu dönemin belirli özellikleri vardır. Bu özelliklerden ortak olanlar şu şekildedir:

0-1 Ay Yoksunluk Dönemi

Bağımlılık ile mücadele edenlerin en fazla zorlandığı dönem olarak bilinmektedir. Çünkü yoksunluk belirtileri kişiyi psikolojik ve fiziksel olarak zorlar. Ani ve olumsuz duygu değişimleri yaşanır. Şiddeti ise kişiye ve ne kadar uzun süre kullanıldığına göre değişir.

1-3 Ay Coşku Dönemi

Yoksunluk döneminin bitmesi ile başlayan dönemdir. Genelde bu süreçte bağımlılığın tamamen ortadan kalktığını düşünürsünüz. Kişinin hayatında birçok değişim yaşanır. Kullanma isteği azalmakta ve düzenli hayata dair adımlar atılmaktadır.

3-6 Ay Sıkılma Dönemi

Coşku dönemi sonrası yaşanan depresyon, halsizlik, yorgun ve sıkılma durumudur. Kişi bir önceki dönemde yaşadığı coşku halini kaybeder. Eski dönemlerine özlem duymaktadır. Bundan dolayı yakınları tarafından en fazla ilgi ve destek görmesi gereken dönemdir.

6 Ay ve Sonrası Yeni Hayat Dönemi

Alkol bağımlılığı ile mücadele dönemindeki ilk altı aylık dönem iniş çıkışların en fazla olduğu süreçtir. Bu sürecin ardından geçilen yeni hayat dönemi, yeni keyif arayışları, arkadaşlar ve yeni düzen kurma dönemidir.

Alkole başlama nedenleri keyif, özenti, travma, arayış, farklılık veya merak gibi farklı olabilmektedir. Uzun süreli kullanımda bağımlılığa sürükleyen bu alışkanlıktan kurtulma sürecinin zorluğu kişiye ve alkolü ne kadar bırakmak istediğine bağlıdır. Yaşanan yoksunluk semptomlarının ne kadar zorlayıcı olduğunu belirleyen faktörler de böyledir. Bağımlılık yukarıda da belirttiğimiz gibi kronik bir hastalıktır. Tamamen iyileşmesi aynen kronik hastalıklarda olduğu gibi söz konusu değildir. Ancak alkol alma isteği zamanla azalır. Zamanla bu bağımlılıktan kurtulma imkânı vardır.

Terapi ile Alkol Bağımlılığı Tedavisi

alkol bağımlılığıAlkol bağımlılığı ile mücadeleye başlarken öncelikle bilmeniz gereken bazı şeyler vardır. Bu durum istendiğinde tedavi edilebilen bir sağlık koşuludur. Fakat her şeyden önce alkol bağımlılığınız olduğunu kabul etmeniz gerekir. Alkol bağımlılığı tedavisi gereken durumlarda yaygın olarak karşılaşılan sorun ise kişilerin bağımlı olduğunu kabul etmemesidir. Öncelikle tedavi olan yani ilk adımı atacak olan kişinin kendisidir. Ardından aile ve sevdiklerinin gösterdiği destek ile başarılı bir sonuç elde edilmesi mümkündür.

Alkol bağımlılığının tedavisinde birden fazla yöntem kullanılmaktadır. Öncelikle psikoterapi ile başlayan süreçte rezonans terapisi, ilaç tedavisi veya kombine tedaviler uygulanır. Psikolojik olarak psikoterapi fayda sağlarken, yeniden alkol isteğini kaldırmak rezonans tekniği ile mümkündür. Bunun yanında kişinin kendine zarar verecek düzeyde yoksunluk semptomları varsa ilaç tedavisi ile kombine yapılması önerilmektedir.

Alkol bağımlılığı tedavisi kapsamında psikoterapi sonrasında gelen süreç de oldukça önemlidir. Çünkü bireyin yeniden kullanma isteği için kritik bir dönemdir. Bu dönemde de yeniden başlama riski yüksektir. Bu süreçte alkol alımına yeniden başlama durumunun yakından takip edilmesi gerekir. Tüm bu süreçlerin başarı ile sonuçlanması için ara ara psikoterapi seanslarına devam edilmelidir. Özet olarak alkol bağımlılığı ile mücadele etmek zor gibi görünür ancak kolayca aşılabilmektedir. Rezonans gibi terapilerle ilaçsız ve maddesiz aşılması mümkündür.

Sık Sorulan Sorular

Alkol bağımlılığı birçok kişide görülebilecek bir sorundur. Bu durumda cinsiyet, yaş ya da sosyoekonomik konum önemli rol almaz.  Alkol bağımlılığına neden olan genel nedenler, aile yapısı, çevresel ve genetik faktörler, çok erken yaşta alkol tüketiminin başlaması, stresli bir yaşam, genel psikolojik sorunlar olarak sıralanabilir.

Eğer kişi çok fazla alkol tükettiğinin farkındaysa, bilinçli olarak bunu sınırlandırmaya gidebilir. Stresi yönetmeye çalışmak ve hayatın kontrolünü eline almak, yine alkol bağımlılığından korunmaya yardımcı olur. Sağlıklı bir yaşamı kendisine hayat felsefesi edinmiş bireyler, direkt olarak alkolden uzak durmayı tercih edebilirler. Eğer bir şeylerin kontrolden çıktığı düşünülüyorsa da mutlaka destek alınması gerekmektedir.

Alkol bağımlılığının tedavisi, bağımlılığın hangi boyutta olduğuna göre değişir. Fakat genel olarak kullanılan yöntemlere bakacak olursak; medikal yöntem sıklıkla başvurulan bir yöntemdir ve ilaca başvurulur. Bağımlı kişiye psikoterapi uygulanabilir. Destek gruplarına alkol bağımlılığı tedavisinde önemli bir role sahiptir. Rehabilitasyon da yine kullanılan bir diğer tedaviyöntemi olarak gösterilebilir.

Alkol tüketiminin sıklığına ve bağımlılığın boyutuna bağlı olarak, farklı hastalıklar da ortaya çıkabilir. Bu nedenle belirleyici durumlara bakarak uzmanlar tarafından farklı farklı ilaçlar verilebilmektedir. Herhangi bir ilaç kullanmadan önce, öncelikle bir uzmana danışılması gerekmektedir.

Alkolün sık ve fazla tüketimi zaman içerisinde birçok hastalığa neden olabilmektedir. Doğrudan beyne etki edebileceği gibi, çok fazla alkol tüketmek karaciğer ve böbreğe de ciddi anlamda zarar verir. Siroz hastalığı direkt olarak fazla alkol tüketiminden kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Ayrıca alkol tüketimi vücuttaki su miktarını azalttığı için, bu durumdan böbreklerimiz de etkilenir. Zihinsel ve ruhsal olarak anlamda da fazla alkol tüketiminin insan sağlığını olumsuz etkilediği kanıtlannmıştır.

Uzman Klinik Psikolog Selin Kul
Uzman Klinik Psikolog Selin Kul

Np Hastanesinde, Krm Koşuyolu Rehabilitasyon Merkezinde, Ataşehir Özel Eğitim Okulunda ve Göztepe Hamit ibrahimiye Özel Eğitim Okulunda Çalışmıştır. Şuan Dr. Mürsel Yavuz kliniğinde Uzman klinik psikolog olarak görevine devam etmektedir.

Bu gönderiyi paylaş

One Response

  1. Alkol aldıgımda panik atak etkileri veya kaygı krizlerine benzeyen sıkıntılar yaşıyorum. Asla mutlu edip kendime güven kazandırmiyor eskisi gibi sebebi.nedir acaba

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

Randevu Oluşturun

Son Yazılar

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

error: İçerik Koruması