koşuyolu rezonans

+90 216 545 45 55

Yeme Atakları
  1. Home
  2. Koşuyolu Rezonans
  3. Yeme Atakları
yemek atakları

Yeme Atakları

Kontrolsüzce gelişen yeme isteği hayatınızı olumsuz yönde etkiler. Yaşanılan stres, üzüntü, kayıp ve altta yatan başka psikolojik veya fizyolojik sorunlar sizi istemsizce yemek yemeye itebilmektedir. Hatta bazen birkaç kilo vermek adına yapılan masum bir diyet, sonrasında yeme ataklarına neden olabilmektedir. Sebebi ne olursa olsun yaşadığınız bu ataklar uzun zamanda bir sağlık sorununa dönüşebilmektedir. Peki, yeme atakları nedir? Hangi aşamada bir hastalık olarak değerlendirilir ve tedavisi nasıldır?

Yeme Atağı Nedir?

Yeme Atağı NedirYeme atağı nedir diye sorulduğunda kısaca kendini kaybedercesine bir şeyler yeme isteği olarak tanımlayabiliriz. Bu dürtü “yeme bağımlılığı” veya “tıkanırcasına yeme” olarak da bilinmektedir. Bir davranış bozukluğu olan bu durum, beslenme şikayetlerinde özelliklerde son yıllarda revaçtadır. Vücudun normal işleyişini sürdürmesi için besinlere ihtiyacı vardır. Bu bağlamda yeme elbette ihtiyaçtır. Ancak her şeyde olduğu gibi fazlası zarardır. Çünkü aşırı kilo ve beraberinde hastalık riskleri getirir.

Yemek atakları bir bireyin ihtiyaç duyduğu miktarın üzerinde yeme isteğidir. Ancak yeme atağı olarak tanımlanması için bazı kriterleri taşıması gerekir. Yani çok yoğun bir günün ardından kendini ödüllendirmek için sadece bir defa dolapta ne varsa yeme isteği atak olarak değerlendirilemez. Bir de diyet yaparken arada bir yaşananlar atak olarak tanımlanamaz. Özetle yeme atağı olarak tanı konulabilmesi için bu durumun belirli periyotlarla oluşması gerekir.

Yaşanan bir yeme bozukluğunun atak olarak değerlendirilmesi için haftada 3-4 kez ve üstü sayıda tıkanırcasına yeme dürtüsünün oluşması gerekir. Bu durumun aynı zamanda düzenli ya da periyodik olarak ortaya çıkması da hastalık tanısında bir kıstastır. Psikolojik olarak ise yeme atağı yaşayan kişiler yeme eylemi sonrası “yasak” bir şeyler yaşıyormuş suçluluğu yaşar. Çünkü yedikleri besinler çoğunlukla çok lezzetli ve yüksek kaloridir. Dolayısıyla fiziksel açlık yaşanmadan sürekli bir şeyler yemek isteyenler bu dürtülerini çevrelerinden saklamak ister.

Aşırı yeme bozukluğu olarak da anılan yeme ataklarının iki türü vardır. Bunlar;

  • Bunlardan ilki; iki saatten az sürede 2000 kaloriden daha fazla yemek yeme isteği oluşmasıdır. Bu süreçte birey kısa sürede alışılmışın dışında çok miktarda yemek yediğinin farkında değildir.
  • İkincisi ise kişinin yediği şeylerin aşırı miktarda olduğunu düşünerek tüketmesidir. Yeme atakları yaşayarak aslında o kadar büyük olmayan porsiyonları tüketerek rahatladığını düşünür. Yeme sürecinde büyük miktarda yeme isteği olduğunun farkında değildir. Dolayısıyla kontrol kaybı yaşar.

Yemek Yeme Atakları Neden Olur?

Yemek Yeme Atakları Neden Olur?Yemek yeme ile arasında duygusal bir bağ olan insanoğlu zaman zaman bunun sınırlarını aşar. Fiziksel ihtiyacı olmadığı halde yemeye devam eder. Hatta öyle bir yer ki bu yetişmememe ve tıkanırcasına şeklinde tabir edilen türdendir. Bu kişilerde yemek yeme bağımlılık haline dönüşür. Tolerans bozuklukları, geri bırakmada problemler, aşırı aşerme ve aşırı yeme isteği var olduğunda ortaya çıkar. Ayrıca şeker gibi maddelere bağımlılık olduğunda da gelişmesi söz konusudur. Peki bir kişi neden yeme atakları yaşar? En çok bilinen sebepleri;

  • Genetik aktarımlar,
  • Sıkıntı, umutsuz ve mutsuz ruh hali gibi duygu durum bozuklukları,
  • Özgüven eksikliği,
  • Stres,
  • Travma sonrası yaşanan stres bozukluğu,
  • Depresyon,
  • Memnuniyetsizlik,
  • Doğum sonrası kaygı bozukluğu,
  • Şeker gibi maddelere bağımlılık şeklindedir.

Yeme atakları yukarıda saydığımız nedenler yanında farklı sebeplerle de gelişebilmektedir. Vücutta herhangi bir besin değerinin eksikliğinde o maddenin tamamlanması için aşırı istek duyulabilir. Sınav veya önemli bir olay öncesi aniden gelişen duygu durum bozukluklarından o anlık yeme atakları yaşanabilmektedir. Ancak bunun bir defa değil haftada en az 3-4 defa yaşanıyor olması yeme atağı olarak hastalık kategorisine girer. Dolayısıyla geçici bir durum olmaktan çıkar ve tedavi edilmesi gerekir.

Yeme Atağı Nasıl Olur?

Yeme Atağı Nasıl Olur?Yeme atakları kişiden kişiye değişebilir. Yemek yemeyi bir sığınak kabul eden bu bireyler, atak sonrası rahatlayacağını düşünürken aslında utanç duyar. Çünkü normal olmayan yani alışılmışın dışında miktarlarda yemek yerler. Peki yemek yeme atağı yaşayanların genelde ortak özellikleri nelerdir? İşte merak edenler için yaygın olarak görülen belirtiler:

  • Haftada en az 3-4 defa tıkanırcasına yemek yeme dürtüsü yaşarlar.
  • Ataklar esnasında normal yediklerinin en az 3 katı fazla yemek tüketirler.
  • Aşırı yemek dürtülerinden dolayı çevrelerindekilerden utanırlar ve kendilerini yalnızlaştırırlar.
  • Porsiyon miktarları hasta edecek düzeyde çok olduğundan tokluk hissi yaşamazlar.
  • Yemek yemeye başladıkları zaman kendini durduramazlar ve kontrol altına alamazlar.
  • Yemek yeme sürecini normale göre çok hızlı, çiğnemeden arkadan biri kovalıyormuş gibi tıkanırcasına geçirirler.
  • Yemek yeme sürecinde önce haz duyarlar ardından pişmanlık yaşarlar.
  • Ne kadar çok yemek yediklerini gizleme eylemi gösterirler.
  • Fiziksel olarak hiç aç olmadıkları halde yerler.
  • Yeme sürecinden sonra diğer porsiyonu azaltma, yediklerini yakmak için egzersiz yapma ve kusma gibi bir davranışta bulunmazlar.
  • Kiloları genelde normalin biraz üzerinde ve hatta obezite bile olabilir.

Yeme Ataklarının Neden Olduğu Hastalıklar

Küresel çapta artan bir durum olan yeme atakları, alternatif tıp dahil mercek altına alınan bir olgudur. Çünkü beraberinde psikolojik ve fiziksel sorunlara neden olur. Kişiye zarar veren ve hayatını etkileyen sorunlar doğurabilir. Hayatın doğal akışına aykırı gelişen bu süreç yaşanan ani bir travma sonrası aniden gelişip birkaç defa sonra düzeliyorsa pek sorun teşkil etmez. Ancak kronik bir hal alırsa hastalık olarak tanı, teşhis ve tedavi gerektirir. Peki, yeme ataklarının neden olabileceği başlıca hastalık ve şikayetler nelerdir? İşte yaygın olarak risk teşkil ettiği sorunlar:

  • Uyku apnesi
  • Kısırlık
  • Adet düzensizliği
  • Organlarda yağlanma
  • Kandaki yağ miktarında artış ve beraberinde gelişen hastalıklar
  • Sindirim sistemi hastalıkları
  • Hipertansiyon
  • Şeker hastalığı
  • Obezite
  • Kalp hastalıkları

Yukarıda bahsi geçen hastalıklar yanında aşırı yemeden duyulan utanç ve gizleme duygusu ile beraberinde yalnızlaşma isteği gibi sonuçlar da ortaya çıkabilmektedir. Kişinin kendini toplumdan soyutlaması ile ise beraberinde ileri düzeyde psikolojik sorunlar doğurabilmektedir. Yani özetle yeme atakları sadece fiziksel değil psikolojik ve ruhsal sorunlara da yol açar. Bu yüzden tanı ve teşhis sonrası en kısa zamanda uzman tarafından tedavisinin yapılması önerilmektedir.

Yeme Atağı Nasıl Engellenir?

Yeme Atağı Nasıl Engellenir?Yeme atağını engellemek için diyetisyen, psikiyatri ve doktor dahilinde bütüncül bir yaklaşımda öncelikte tanı ve teşhis konması gerekir. Bir yeme bozukluğu olan yeme atağına tanı konmak için gerekli test, muayene ve gerekiyorsa tahliller yapılmaktadır. Bu durum fiziksel sorunlardan kaynaklanabileceği gibi duygu durum bozukluğu gibi psikolojik nedenlerden de ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla psikoterapiye danışılması da gerekir.

Yeme atağı şikayetlerinin engellenmesinde aslında tek bir yaklaşım yoktur. Çünkü her hastanın ihtiyaç olduğu tedavi farklıdır. Bu yüzden hastaya özel uygulama yapılması gerekir. Bunun yanında ilaç tedavisi genelde en son aşamada kullanılabilmektedir. Yani fiziki semptomların ancak tedavisinde gerekli ise ilaç kullanılması tercih edilmektedir. Ayrıca tedavi sürecinde bireyin aile ve arkadaşlarının da destekler nitelikte davranması sorunun aşılması için önemlidir. Bireyin yaşadığı diğer kronik hastalıkların da durumu dikkate alınması gereken önemli bir koşuldur.

Obezite ve duygusal yeme bozukluklarının önlenmesi ve tedavisinde son yıllarda yükselişe geçen bir diğer tedavi şekli de rezonans terapidir. Bu alternatif tıp tekniğinin popülaritesi son yıllarda sorunların üstesinden gelmede elde edilen başarılı sonuçlar ile artmaktadır. Tüm bu yaklaşımlarda öncelikle yeme atağına neden olan risk faktörleri göz önüne alınarak bireye özel bir tedavi şekli belirlenmektedir. Peki göz önüne alınan risk faktörleri nelerdir?  İşte yeme ataklarını engellerken ele alınan risk faktörleri:

Yeme Atağı Risk Faktörleri

Yeme Atağı Risk FaktörleriYeme atağı risk faktörleri temel olarak 3 kategoride ele alınabilir. Bunlar;

Sosyokültürel Risk Faktörleri

  • Medyanın etkisi,
  • Fiziksel görünümün başarı için çok önemli olduğu düşüncesi,
  • Toplumsal normlarda güzelliğin dayatılması,
  • Girilen bir grup içerisinde ideal olanın zayıf olmak olduğu düşüncesi,
  • Bireyin akranları arasında kilolu olduğu kaygısı,
  • Alay konusu olma korkusu, sosyokültürel risk faktörleri arasındadır.

Ailesel Risk Faktörleri

  • Aşırı otoriter olan ebeveyn baskıları,
  • Aile içindeki çatışmalar,
  • Mevcut psikolojik hastalıklar,
  • Aşırı koruma gösteren ebeveynler,
  • Cinsel ve fiziksel istismar,
  • Aile fertlerinde başka kilolu kişilerin bulunması ailesel risk faktörleri arasındadır.

Bireysel Risk Faktörleri

  • Depresyon,
  • Mükemmel olma isteği,
  • Düşül benlik saygısı,
  • Kilolu olmaya dair yaşanan korku,
  • Kendini beğendirme isteği,
  • Kilolu olmak,
  • Ergen dönemde olgunlaşmak bireysel risk faktörleri arasında yer alır.

Yeme atakları şayet tedavi edilmezse kişinin hayatı tehdit edici sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden tedavi edilmesi gerekir. Kişi böyle bir durumu fark ettiği an yani kontrolsüzce yediğini anladığı an öncelikle kendisi önlemeye çalışır. Ancak kendisi bu dürtüsünü durduramıyorsa en kısa zamanda profesyonel bir yardım alması gerekebilmektedir. Bilmelisiniz ki; yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileme potansiyeli olan yemek atakları bir kader değil, tercihler ile aşabileceğiniz bir sorundur.

Bu gönderiyi paylaş

Leave a Reply

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

Randevu Oluşturun

Son Yazılar

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

error: İçerik Koruması