+90 216 545 45 55

Akupunktur Nedir? Ne İşe Yarar?
  1. Home
  2. Koşuyolu Rezonans
  3. Akupunktur Nedir? Ne İşe Yarar?

Akupunktur Nedir? Ne İşe Yarar?

Bir kişinin vücudunun belirli noktalarına, çok ince iğnelerin farklı derinliklere sokulması ile yapılan tedavi şekline akupunktur denir. Son yıllarda daha da trend olan bu tedavi yöntemi hakkında yapılan araştırmalarda ağrıların hafiflediği gözlemlenmiştir. Çoğu hastalığın tedavisi sürecinde yardımcı teknik olarak kullanılan bu yöntem son yıllarda zayıflamak isteyen kişiler için de bir seçenek haline gelmiştir.

Alternatif tıp yöntemi olarak kabul edilen bu yöntem, geleneksel Çin tıbbı ile birleştirilmiştir. Bundan yaklaşık 3000 yıl önce Çin’de geliştirilmiş olan bu şifa tekniği günümüzde tıbbi tedaviye ek olarak tercih edilmektedir. Sizler için yazımızda “akupunktur nedir?”, “hangi hastalıklara iyi gelir?”, “faydaları nelerdir?” benzeri tüm sorularınızın yanıtlarını verdik. Hep birlikte günümüzün önemli tedavilerinden biri olan bu tekniğin detaylarını inceleyelim.

Akupunktur Nedir?

akupunkturAlternatif bir tedavi olarak ilgi gören bu yöntemin ismi, Latinceden gelmektedir. İğne anlamına gelen ‘acus’ ile batırmak anlamındaki ‘punctio’ kelimelerinin bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Vücudumuzdaki belirli noktalara çok ince iğnelerin batırılması ile yapılan tedavi işlemidir. Aynı zamanda bu noktaların uyarılması ile işleyen bir tekniktir. Çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bu yöntem sayesinde binlerce yıldır başarılar kazanılmıştır. Geleneksel Çin tıbbında önemli bir yer tutan bu işlem, vücudun enerji akışının dengelenmesini sağlamaktadır. Ayrıca organizmanın kendi kendini iyileştirme gücünü artırmasına katkı sağlamaktadır.

Akupunktur İğnesi Ne İşe Yarar?

Tedavi yönteminin günümüze nasıl ulaştığı ve kökenini sizlerle paylaştık. Peki, akupunktur iğnesi ne işe yarar? Bu sorunun cevabı oldukça merak uyandırmaktadır. Bu tedavinin en ilgi çeken kısmı işlem yapılırken kullanılan iğnelerdir. Tedavinin başrolünde olan iğne; kuyruk, sap, kök, gövde ve uç olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. İğnenin uç ve gövde kısmı hastanın vücudunda tedavi edilecek noktalara yerleştirilen kısımlardır. Kuyruğu ve sapı ise işlemi yapacak eğitimli kişi tarafından iğneyi manipüle etmek için kullanılan parçalardır. Kök kısmı, iğnenin gövdesini ve sapını birbirine bağlar.

İğneler nerdeyse kıl inceliğindeki yapısı ile çok sivridirler. Uygulamayı yapacak kişi tarafından özel metotla acı hissi vermeden cilt altına veya kasa batırılarak işlem yapılmaktadır. Batırılacak yerler hastanın rahatsızlığının olduğu bölgeye göre değişmektedir. İşlem yapılacak olan bu yerlere ise akupunktur noktaları denir. Bu noktalar, vücuttaki belirli işaretlere göre deri üzerinde anatomik olarak tanımlanan alanlardır. Noktalar elektrodermal ölçümler yapılarak en güvenilir şekilde tespit edilmektedir.

Tedavide kullanılan iğneler; 0,16 ve 0,5 mm kalınlığına 0,5 veya 8 cm uzunlukta paslanmaz çelikten yapılmaktadır. Boyutu oldukça küçüktür. Bu iğneler çoğu kişi tarafından ağrısız iğne olarak da tanımlanmaktadır. Küçük ve ucu kör olan iğne aynı ölçüdeki farklı bir iğneye oranla dokuyu kesme şansının daha az olduğu bilinmelidir. Tedavi genel olarak ele alınırsa, vücudun yol açtığı enerji dengesizliklerini düzeltmek için geliştirilen tıbbi protokoldür. Bu işlemin hastalar için faydalarından bazıları ise şöyledir:

  • Tedavi sonrası görülebilecek yan etkileri oldukça azdır.
  • Diğer tedavilerle ek olarak etkin şekilde kombine edilebilmektedir.
  • Tedavi sayesinde bazı rahatsızlıkların ilerlemesinde yavaşlayama görülmektedir.
  • Ağrı kesici ilaç kullanamayan kişilere destek özelliğindedir.
  • Hastanın strese karşı dayanıklılığını artırmada önemli bir yardımcıdır.

Akupunktur Tedavisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Tedavinin asıl amacı vücudu ayakta tutan enerji dengesini iyileştirmektir. Bu sebeple yararları oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Duygusal rahatsızlıklardan olan anksiyete ve depresyonun yanı sıra bulantı ile kusma gibi sindirim şikâyetlerine kadar birçok alanda faydası vardır. Migren veya Parkinson hastalığı gibi nörolojik problemlerin tedavisinde etkili çözümler sunmaktadır. Tabi sadece bunlar değil.

Felç geçiren bireylerin iyileşme sürecinde de önemli bir yardımcıdır. Birçok solunum yolu, bazı jinekolojik rahatsızlık ve infertilite gibi hastalıklara sahip kişiler bu tedavi ile rahatlatılmıştır. Ayrıca tedavinin yorgunluğu ve bağımlılığı azaltmak ve iyilik halini arttırmak için faydalı olduğunu kanıtlamıştır. Bunların yanı sıra hayatımızda önemli yer tutan bu tedavi yönteminin iyi geldiği diğer hastalıkların bazılarını sizler için listeledik:

  • Bel ve boyun ağrısı
  • Kireçlenme
  • Diz ağrısı
  • Yüksek ve düşük tansiyon
  • Kemoterapiye sonrası yaşanan rahatsızlıklar
  • Mide hastalıkları
  • Yüz ağrısı
  • Alerjik rinit
  • Dizanteri
  • Sabah rahatsızlığı
  • Romatizmal eklem iltihabı
  • Tenisçi dirseği
  • Burkulmalar
  • Siyatik
  • Diş ağrısı
  • İnme riskinin azaltılması

Akupunktur Hangi Bölgelere Uygulanır?

akupunkturDünya genelinde yaygın olan akupunktur tedavisi, hastalığa göre vücudun farklı bölgelerine uygulanmaktadır. Birçoğu günümüzde sıklıkla kullanırken bazıları henüz yurtdışında uygulanmaktadır. Tedavinin hangi bölgelere uygulandığını sizler için sıraladık:

  • Vücut akupunkturu; en sık kullanılan tedavi yöntemidir. Hastaları rahatsızlık hissettirmeden birçok hastalığın tedavisinde tercih edilmektedir.
  • Kulak akupunkturu; hastanın diğer bölgelerindeki hastalıklarım tanı ve tedavisi için yapılan uygulamadır. Özellikle alerjiler, baş ağrıları ve bağımlılıkları iyileştirmede etkili bir yöntemdir.
  • Yüz akupunkturu; botox ve daha invaziv olan kozmetik ameliyatlarına doğal bir alternatif olmaktadır. Bu yöntem yüz felci ve spazmı, trigeminal nevralji, stres ile panik atak gibi sorunların çözümünde tercih edilmektedir.
  • Ayak akupunkturu; efleksolojide kullanılan noktalar ile aynıdır. Ancak bu noktada iğneler tetikleyici özelliğinde kullanır. Bu yöntemle işlem yapılan noktaların, hayati organlarımızla bağlantıları vardır.
  • El akupunkturu; ilaç almadan iyileşmenin doğal terapi yöntemi olarak nitelendirilir. Bu yöntem bronşit, astım, baş ağrısı ve dönmesi, gastrit, ülser ile diyabet gibi çeşitli durumlarda kullanılmaktadır. Ayrıca depresyon tarzı ruhsal bozukluk tedavilerinde de uygulanmaktadır.

Akupunktur ile Zayıflama Mümkün mü?

Tedavi yöntemi birçok hastalığa iyi gelmesinin yanında farklı faydaları ile de karşımıza çıkar. Akupunkturun, vücudun enerji akışını etkilediğini biliyoruz. Peki, etkilediği mekanizmalar zayıflamaya yardımcı olur mu? Tabi ki faydaları saymakla bitmeyen bu metodun tek başına kilo vermesi mümkün değildir. Bu sebeple spor ve diyet eşliğinde bu tedaviyi ek olarak almak daha uygundur. Yani akupunktur ile zayıflama ancak bu şekilde mümkündür.

Kilo vermeyi sağlayan akupunktur noktaları kulakta bulunmaktadır. Çünkü insan vücudundaki tüm organları uyaran noktalar kulak bölgesindedir. Ayrıca kulağın beyin ile arasındaki mesafe kısa olduğu için oldukça etkilidir. Kişiye bağlı olarak tedavide kullanılan iğneler 10 güne kadar kulakta kalır. Kulakta kalan iğnelerin vücuda gönderdiği uyarıcılar sayesinde;

  • Açlık hissi azalır.
  • Aşırı yeme isteği ortadan kalkarak daha hızlı tokluk hissi meydana gelir.
  • Metabolizmanın hızlanması ile yağ yakımında artış sağlanır.
  • Toksinlerin vücuttan daha hızlı atılmasını sağlar.
  • Hastalar kendilerini daha sakin, dengeli ve aynı zamanda aktif hissederler.

İnsanların kilo almasının temel nedeni olarak beslenme alışkanlıklarındaki hataları gösterebiliriz. Bu alışkanlıkların değişmesi de kolay değildir. Kişilerde özellikle diyet döneminde birçok olumsuz durum görülebilmektedir. Örneğin; halsizlik, mide problemleri, baş ağrısı ve dönmesi, stres ve sinirlilik hali gibi şikâyetler. İşte tam da bu noktada devreye akupunktur tedavisi girer ve bu sorunlar kontrol altına alınır. Bu yöntemin ayrıca mide asidini azalttığı, sindirimi düzelttiği, insülin ve bazı hormonları dengelediği düşünülmektedir. Kilo vermek veya bölgesel zayıflamak isteyen kişiler için bu tedavinin tek başına yeterli olmayacağını aklımızdan çıkarmamalıyız. Çünkü her hastalıkta olduğu gibi zayıflamak için de alternatif bir yöntemdir. Önceliğimiz her zaman uzman tıp doktorlarından yana olmalıdır. Akupunkturun yardımı sonrasında bizim için önemli olacaktır.

 

Çin’de geliştirilen, binlerce yıllık bir geçmişi olan akupunktur tedavisi alternatif tıpta oldukça popüler bir yere sahiptir. Bu tedavi yöntemi özel, ince iğnelerin vücuda batırılması ile gerçekleşir. Fakat oldukça güvenlidir. Öyle ki hamilelik esnasında da bu tedaviye başvurabilir. Sabah kusmalarından şikayetçi olan ya da doğum sonrası karnında çatlak istemeyen kimi hastalar akupunktur tedavisinden faydalanır. Uzman bir kişi tarafından yapıldığı sürece anne ve bebek için bir tehlike oluşturmayan bu tedavi hamilelik sonrası da fazla kilolar için kullanılır.

Akupunktur tedavisi esnasında kullanılan iğnelerin amacı organizmanın iyileşme gücünü arttırmaktır. Vücuttaki enerjiyi dengeleyecek noktalara uygulanan tedavinin amacı kalıcı bir etki sağlamaktır. Migren, alerji hastalıkları, baş dönmesi, panik atak gibi hastalıkları kalıcı olarak iyileştirdiği bilinir. Akupunktur organizmanın kendisini harekete geçiren bir tedavi olduğu için bu kadar uzun bir etki gösterir. Çin’de yüzyıllardan beri kullanılan bu tedavi ile vücuttaki enerji akışı dengelenir. Bu sayede akupunktur tedavisi ile söz konusu olan hastalık çözülür, kişi hayatına daha sağlıklı bir biçimde tedavi eder.

Akupunktur Çin’in gelenekselleşmiş tedavisidir. Alternatif tıp alanında oldukça popüler olan bu tedavi yöntemi esansında herhangi bir ilaç ya da kimyasal kullanılmaz. Bu sebepten dolayı akupunktura başvuran kişide herhangi bir yan etki gözükmez.Ancak bu tedavinin güvenilir, uzman bir el tarafından alınması çok önemlidir. Çünkü yanlış uygulanan bir akupunktur hem işe yaramaz hem de vücuda zarar verebilir. Kan sulandırıcı gibi ilaçlar kullanan hastaların ise akupunktur tedavisinden faydalanması çok sağlıklı bir karar olmaz.

Akupunktur tedavisi yaklaşık üç bin yıl önce Çin’de geliştirilen bir alternatif tıp yöntemidir. Bu tedavi ile vücuttaki enerjinin dengelenmesi amaçlanır. Adı Latince acus (iğne) ve punctio (batırmak) kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Kısa ve ince iğnelerle vücudun çeşitli bölgelerine uygulanan akupunkturun ilk zamanlarda bambu ya da kemik iğnelerle uygulandığı bilinir. Çin’den dünyaya yayılan bu tedavinin özünde Yin ve Yang, yani denge felsefesi vardır. Amaç, vücudun enerjisini dengelerken organizmanın iyileşme becerisinin arttırılmasındır.

Akupunktur vücudun birçok bölümüne uygulanır. Yüz de buna dahildir. Yüzün belli noktalarında dengelenen iğneler ile gerçekleşen akupunktur botoks gibi kozmetik estetikler yerine kullanılan bir alternatiftir. Yüzdeki kırışıkları ortadan kaldırmak için yapılan yüz germe ameliyatı yerine de akupunktur tedavisi uygulanır. Bu tedavi sayesinde yüzde yaşa bağlı meydana gelen değişikliklere müdahale edilir. Yüzdeki deri akupunktur ile canlanır, dengelenir. Böylece var olan kırışıklar alternatif tıp ile giderilir. Estetik tedavilerdense akupunkturun tercih edilmesi çok daha sağlıklı bir seçimdir.

Bu gönderiyi paylaş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

Randevu Oluşturun

Son Yazılar

Bize Ulaşın

+90 216 545 45 55

error: İçerik Koruması